Ana Sayfa
Haberler
İlçe Temsilcileri
Köşe Yazıları
Anket
Vefat Taziye
Kutlamalar
Ziyaretçi Defteri
İletişim
Anlaşmalar
İLETİŞİM
ADRES
GAZİLER CADDESİ ETİLER MAH. NO:28 KAT.6 BASMANE-KONAK/İZMİR

TELEFON
0 232 445 14 36

FAKS
0 232 445 16 41
Haberler - MİLLETİN HİZMETİNDE

 MİLLETİN HİZMETİNDE

İktidara geldiği günden bugüne kadar millet sözcüğünü ağzından düşürmeyen ve yaptığı icraatları onlar adına yaptığı, sıkıştığı zamanlarda yine onlara sığındığı görülen bir siyasi yapının 12 yıllık icraatlarının hakikaten millet adına mı olduğu kamuda yaşananlar penceresinden bakılınca da öyle görünmemektedir.

Kamuda 2011 seçimleri sonrası başlamıştır hareketlenme. “ İktidarız, muktedir olacağız “ dan hareketle kamuda yapılanların elle tutulur, mantık çerçevesinde izah edilebilir, insani değerler açısından kabul edilebilir bir tarafı bulunmamaktadır.

Devlet olarak isimlendirdiğimiz tüzel yapı, kurumları ve vatandaşları ile bütünleşerek ve kişiler özelinde değil toplumun tamamına olumlu yönde etkisi olacak icraatlar la kendi varlığını sürdürmek ve küresel bağlamda bulunduğu noktadan daha ileri noktalara varma amacı taşımalıdır.

Gayri Safi Milli Hâsıla diye tarif ettiğimiz mal ve hizmet üretimi yıllar içerisinde rakamsal olarak her ne kadar yükseliyor gibi görünse de oransal olarak çok fazla değişen bir şey olmadığı da gözden kaçırılmamalıdır. Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla değerlerinin son yıllarda gösterdiği değişkenlik ve oransal olarak çizmiş olduğu zikzaklar ülkemizde yaşanan yolsuzluklarla birlikte değerlendirilmelidir.

Ekonomide yaşananların toplumun tüm kesimlerinde etkisi olduğu açıktır. Ancak toplum sadece ekonomik açıdan değerlendirildiğinde ve diğer tüm argümanları göz ardı edildiğinde ortaya çıkacak olan zafiyetler bir bumerang misali toplumun ekonomik açıdan olumsuz etkilere maruz kalmasına sebep olacaktır.

Yaşanan olumsuzlukların ehemmiyetli bir kısmı da kamuda yaşananlardır. İktidarım, muktedir olacağım anlayışından hareketle siyasi yapının dahi yeri geldiğinde müdahale etmekte güçlük çektiği paralel bir yapı, sistemi, içinden çıkılması güç, bir o kadar da kamu vasıtasıyla millete sunulan hizmetlerin kalitesinde ülkemize yakışmayan yarınlara sürükler bir duruma gelmesine sebebiyet vermiştir.

Benim penceremden bir eğitimci olarak baktığımda eğitimde yaşadıklarımızı kabullenmekte güçlük çekiyorum. Yapılanları ve yaşananları anlamlandıramıyorum. Nereye varılmak istendiğini kestiremiyorum. Gelecek planlamaları olmadığını biliyorum, çünkü ortada bir plan yok. Ancak, yapılanlar ve eğitim camiasında yaşananları alt alta topladığımızda geleceğimiz açısından pek umut var olamıyorum. Sadece İmam Hatipler çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılan, dindar bir nesil söylemi ve maalesef sadece görsel eylemliliği ile eğitim konuşmak ve göstermelik eğitimi yönlendirme çabaları inandırıcı olamamaktadır. Bir tarafta kitap okumanın faziletlerinden bahseden bir üst yönetici diğer yandan tablet dağıtımı ile kitaptan uzaklaştırılan bir nesil arasında nasıl bir bağ kurmak gerekir, bilemiyorum!

Eğitim camiasında 2013-2014 eğitim yılı sonunda yaşanan yönetici kıyımı esasında toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren ve dolaylı yoldan da olsa ülkenin ekonomik durumunu da etkileyen bir süreçtir.

Bu süreçte toplum adalet kavramını ve hukukun işlevselliği ile insanlık değerlerini sorgulamaya başlamıştır. Paralel adı altında başlayan; yargı ve emniyetten sonra diğer kamu kurumları ile birlikte eğitime de sıçrayan bu süreç eğitim geleceğimizin sorgulanmasına sebep olmuştur. Okullarımızda huzur kalmamıştır. Gelecek kaygısı eğitimde kaliteyi vurmuştur. İlkokuldan başlayarak üniversiteye kadar yanlışlıklarla birlikte diplomalı işsizlerimize gelecekte katılacakların sayısının öngörülemediği bir sürece girilmiştir.

Eğitim yöneticileri kıyımı sırasında yaşananlar uzunca bir süre ve halen daha kamuoyunun gündemindedir. Yıllar geçse de bu süreç kamuoyu gündeminden düşmeyecektir. Bu süreç eğitim camiasının 28 Şubat sendromudur. Hangi duygularla ve hangi saiklerle yapıldığı eğitim camiasınca bilinmektedir. Kabul görmemiştir. Süreçteyaşanan hukuksuzluklar ve yapılan işlemlerin mantık tarafı yoktur. Bu süreçte insanların aklıyla resmen alay edilmektedir.

Durumu izah eden onlarca örnek varken bir kısa örnekle durumun ne olduğunu izaha çalışalım. Görevden alınmalar başlayınca mahkeme başvurusu yapan idarecilerimizi haklı gören mahkemeler sürecin yeniden değerlendirilmesini, değerlendirme yaparken de somut bilgi ve belge ortaya konulmasının gerekliliğini ortaya koymuştur. Yapılan puanlamalar öncesinde birçoğu yaşadıkları sonrasında izinli oldukları için görev yapmadıkları halde bir önceki puanlamaya göre yüksek puanlar alırken – ki bu durum Anadolu’da kör ölür badem gözlü olur diye ifade edilen tabire birebir uymaktadır – bir kısım yöneticimiz ise ilk değerlendirmede aldıkları puanlardan daha düşük puanlarla değerlendirilmişlerdir.

Akabinde esastan kararları gelen eğitim yöneticilerimiz hukuk nezninde haklı görülmelerine rağmen, Milli Eğitim yöneticileri tarafından görevlerine iade edilmemişlerdir. Hukuk yok sayılmıştır. Ancak, alanlarda ağzından milletin hizmetindeyiz cümlesini düşürmeyenlerin bu konuda da kılı dahi kıpırdamamıştır. Hukuk yoluyla haklarını alanların sizlerin atadığı idareciler tarafından görevlerine iade edilmemelerine sessiz kalıyorsanız millet derken kastettiğiniz kimlerdir? Nüfus cüzdanlarında bu ülkenin evlatları olduğu yazılı bu arkadaşlarımızı millet olarak görmüyorsanız millet tarifinizi çok merak ediyorum.

Şimdi bu durum dahi ülkemizde hukukun ne şekilde eğilip büküldüğünün, insanlığın hangi perspektiften görüldüğünün açık göstergesidir. Siz bu durumda eğitimden bir gelecek bekleyemezsiniz. Kendi içerisinde adalet kavramını yerle yeksan etmiş bir kurumun geleceğe dair atacağı adım ancak bir ileri üç geri adım olacaktır.

Ülkemize yazık oluyor, çocuklarımıza yazık oluyor, doğru bir yolda gitmiyorsunuz. Gittiğiniz yolu fark eden bu aziz milletin 7 Haziran kararını görünce de çift tabanca patlamaya çalışıyorsunuz, ancak, görülen odur ki beyhude gayretler bunlar. Mantar ıslandı patlamıyor. Bu aziz millet, millet dediğiniz de ne demek istediğinizi artık bilmek istiyor.

Millete hizmet; insan ayrımı yapmadan, adalet kavramından uzaklaşmadan ve adamına göre iş değil, işini yapan adamla yürür. Hamaset nutukları ile iş yapar görünenlerden Rabbim bizleri korusun. İleriki günler milletimiz için, mutlu, huzurlu, gelecek kaygısı taşınmayan günler olsun İnşallah.

                                                Sağlıcakla kalın.

25.05.2015 tarihinde eklendi ve 2,204 kez okundu.
YORUM EKLE
YORUMLAR
Türk Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Web Sitesi
GAZİLER CADDESİ ETİLER MAH. NO:28 KAT.6 BASMANE-KONAK/İZMİR
0 232 445 14 36